{“title”: “Ömer Çelik: SDG’nin Feshiyle Uluslararası ve Bölgesel Geleceğe Önemli Bir Adım Atıldı”, “content”: “
AK Parti Sözcüsü Ömer Çelik, SDG’nin (Suriye Demokratik Güçleri) feshi kararının Suriye’nin iç bütünlüğü ve egemenlik yapısına yönelik tarihi bir dönüm noktası olduğunu vurguladı. Çelik, yaptığı açıklamada, bu önemli adımın bölgede istikrarın sağlanması ve terörle mücadelede yeni bir sayfa açılması açısından büyük bir önem taşıdığını belirtti. HDP-YP ile birlikte hareket eden ve PKK’nın Suriye’deki uzantısı olarak bilinen YPG’nin, terör örgütü olarak tanınmasında ve son süreçte feshedilmesine ilişkin gelişmelerde kritik bir role sahip olduğu görülüyor.
Söz konusu gelişmeler, bölgedeki karmaşık siyasi ve askeri dinamikler açısından büyük bir öneme sahip. Özellikle, örgütün elebaşlarından Mazlum Abdi’nin, Türkiye’deki çözüm sürecinin ilk dönemlerinde Abdullah Öcalan ile doğrudan görüşmeleri gerektiği çağrısı yapması ve PKK’nın 2025 yılındaki kongresini toplayarak terör örgütünün feshi kararını alması, süreçte yeni bir aşamaya işaret ediyor. Türkiye, SDG’nin temelini oluşturan YPG’nin PKK’nın bir uzantısı olduğunu defalarca dile getirmiş ve örgütün silah bırakmasının bölge istikrarı açısından kaçınılmaz olduğunu vurgulamıştı. Bu kapsamda, 25 Ağustos 2026 tarihi itibarıyla bu önemli adımın gerçekleşmesi, bölgenin daha barışçıl ve güvenli bir geleceğe ulaşması için atılmış büyük bir adım olarak görülüyor.
Ömer Çelik, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, ülkenin en üst düzey yetkililerinin geçtiğimiz yıllarda sergilediği mücadele ve kararlılıklarını hatırlatarak, özellikle Suriye’nin egemenliğinin ve bütünlüğünün korunması yönündeki politikaların devam edeceğinin altını çizdi. Çelik, yaptığı paylaşımda, “Sayın Cumhurbaşkanımız, kardeş Suriye’nin üzerinde kara bulutlarının yoğunlaştığı zor günlerde dahi, Suriyeli halkın tamamını terör ve dış müdahalelerden koruma çabasında büyük bir özveriyle çalıştı” ifadelerine yer verdi. Ayrıca, Suriye’nin geleceğinin bütün olarak ve barış içinde ilerlemesi gerektiğine dair güçlü bir vizyon ortaya koydu.
Çelik, sürdürülebilir barış ve istikrarın temel taşlarından biri olarak görülen bu gelişmenin, bölge halklarının güvenliği ve refahı adına büyük bir fırsat olduğunu belirtti. Ondan sonra, Suriye’nin iç barış ve birliğinin güçlendirilmesi amacıyla atılan adımların, özellikle kapsayıcı yönetim anlayışının benimsenmesi ve bölgedeki tüm toplumsal kesimlerin temsil edilmesi açısından kritik önemi vurgulandı. Bu noktada, bölge ülkelerinin ve uluslararası toplumun, Suriye’nin yeniden inşası ve kalıcı barışa ulaşması adına göstereceği ortak irade ve çaba, bölgesel huzurun sağlanması açısından belirleyici olacak. Ayrıca, Türkiye’nin bölgedeki “Terörsüz Türkiye” ve “Terörsüz Bölge” hedefleri, bu yeni politika ve adımların bölgesel barış ve güvenliğe katkı sağlayacak temel unsurlar olduğunun altını çiziyor.
Son olarak, iletişim Başkanı Duran’ın açıklamalarıyla, Türkiye’nin Suriye politikası ve bölgenin istikrarı konusundaki kararlı duruşu bir kez daha teyit edildi. Duran, yaptığı açıklamada, Türkiye’nin ilk günlerden itibaren terör örgütlerine ve dış tehditlere karşı aldığı kararlı tutumun, Suriye’nin yeniden ayağa kalkması ve halkın ötekileştirilmeden barış içinde yaşaması adına sürdüğünü belirtti. Ayrıca, SDG’nin feshedilmesiyle birlikte, devlet otoritesinin güçlendirilmesi ve farklı toplumsal kesimlerin ortak siyasi zeminde buluşması adına önemli bir aşama kaydedildiğine dikkat çekti. Bu gelişmeler, bölgedeki bütün unsurların katılımını sağlayacak kapsayıcı çözümler ve bölgesel istikrarın tesis edilmesi açısından büyük önem taşıyor. Türkiye’nin
